Periyodik Kontrol-Topraklama Ölçümü
trende
trende

Radon Gazı Ölçümü

17.02.2021
197
Radon Gazı Ölçümü

 

Rodon Gazı

Radon gazı, 1900 yılında F.E. Dorn tarafından bulunmuş olup atom numarası 86 dır. Soy gaz ailesine mensup olan radon gazı, tatsız, kokusuz ve renksizdir. Hidrojen gazından 100 kat, havadan ise 7.5 kat daha ağır olup özkütlesi 9.73 g/l dir. Donma noktası -71 oC ve kaynama noktası ise-61.8 oC olduğu için hem 0 oC da hem de oda sıcaklığında gaz halindedir. Radon gazı soğuk suda daha iyi çözünebilmekte olduğundan sıcaklık arttıkça çözünürlülüğü azalmaktadır. Radon gazının 36 tane radyoaktif izotopu bulunmaktadır. Bunların kütle numaraları ise 193 ile 128 arasında değişmektedir. Şu ana kadar doğada herhangi bir kararlı izotopu bulunamamıştır. Bu 36 izotopu içerisinden 3 tanesi doğal radyoaktif bozunma serisinin içerisindedir. Bunlar, 222Rn (Radon), 220Rn, 219Rn olup kütle numaraları sırasıyla 222, 220 ve 219 dur. Bunlar radyoaktif bozunma serilerinden geldikleri için birçok araştırmaya konu olmuşlardır. 219Rn un yerkabuğunda oldukça az miktarda,yaklaşık % 0.07 bollukla bulunmaktadır. 220Rn nin ise yarı ömrünü 55.5 s ile oldukça kısadır. 222Rn hem doğadaki miktarı oldukça bol olması ve hem yarı ömrünün 3.82 ile diğerlerinden uzun olması sebebiyle radon olarak adlandırılmıştır. Doğada 4 tane radyoaktif bozunma serisi vardır. Bunlar uranyum serisi, aktinyum serisi, neptünyum serisi ve toryum serisidir. 222Rn, uranyum bozunma serisinden, 226Ra bozunumundan meydana gelmektedir. Ömrü diğer izotoplarına göre uzun ve miktarı daha bol olduğu için toprak içerisindeki gazda ve atmosferdeki yoğunluğu fazladır. Atmosferde bulunan radon gazının önemli bir kısmı yer altında bulunan kayaçlardan ve topraktan meydana gelmiştir. Toprakta bulunan radonun belirli bir bölümü topraktan ayrılarak, toprak arasındaki boşluğa geçebilir. Buna emanasyon katsayısı denir. Emanasyon katsayısı etkileyen üç nemli faktör vardır. Bunlar, nem, sıcaklık ve tanecik boyutu dur. Nemli ortamların emanasyon katsayısı daha fazladır. Sıcaklık arttıkça emanasyon kesri artmaktadır. Tanecik boyutu ve şeklinin emanasyon kesrine etkisi taneciğin yüzey alanı ve taneciğin boyutlarına bağlıdır. Yüzey alanın hacme oranı büyük olan taneciklerin emanasyon kesri daha büyüktür. Radon tanecikler arasındaki boşluğa girdikten sonra atmosfere doğru hareketi radon göçü olarak tanımlanmaktadır. Radon göçünü etkilen faktör ayısı oldukça fazladır. Bunlardan başlıcaları radon bozunma hızı, gözeneklerde bulunan akışkanlar ve açık hava basıncıdır.

Radon Gazı Ölçümü Nedir?

Radon gazının ölçümü, radon gazından çıkan alfa parçacıklarının sayımına dayanmaktadır. Radon ölçüm
yöntemleri genellikle üç ana başlık altında toplanmaktadır. Bu ölçüm yöntemleri anlık, integral ve sürekli ölçüm olarak literatüre geçmiştir. Anlık ölçüm yöntemlerinde bozunum ürünü olan alfa parçacığının çok kısa bir zaman diliminde deteksiyonuna dayanmaktadır. Bu yöntemde genellikle Lucas hücresi kullanılır. İntegral ölçüm yönteminde ise radon gazı belirli bir süre toplanarak ölçümler yapılır. Bu yöntemde 10 gün ile 180 gün arasında değişen oldukça uzun zaman almaktadır. Bu yöntemin en büyük dezavantajı kısa süreli bilgilere ulaşmanın oldukça zor olmasıdır. Bu yöntemde genellikle nükleer iz kazıma detektörleri kullanılır.

Sürekli radon ölçümlerinde, elektronik detektörler kullanılmaktadır. Bu yöntemde sürekli olarak hiç ara vermeden
kısa periyotlarla (10 dakika gibi) ölçümler yapılır ve yapılan ölçümler elektronik olarak kayıt edilebilir. Bunun için üretilmiş
çok sayıda elektronik cihaz vardır.

Radon, renksiz, kokusuz, tatsız doğal olarak meydana gelen radyoaktif bir gazdır. Kapalı mekânlarda radon girişinin birinci kaynağı yeraltındaki toprak, ikinci kaynağı ise binalarda kullanılan malzemelerdir. Amerika da Ulusal Bilim Akademisinin yaptığı bir çalışmaya göre yılda 15000- 22000 insanın radon gazının sebep olduğu akciğer kanseri sonucu yaşamını yitirdiği belirlenmiştir. Radon gazı aynı zamanda depremin önceden sezilmesi çalışmalarında da kullanılır. Yerkabuğundan atmosfere yayınlanan radon miktarı genellikle küçüktür, fakat fay hatlarında, jeotermal kaynaklarda, uranyum depozitlerinde, volkanik hareketler sırasında ve depremlerin oluşumundan önce ölçülen radon miktarlarında anomalikler gözlenmektedir. Bu sebeple depremin önceden sezilmesiyle ilgili yeraltı sularında radon izleme çalışmaları yapılarak, oluşacak deprem birkaç saat önce bildirilebilmektedir. İnsanlar yaşantılarının çoğunu bina içerilerinde geçirdiği için, bina içerisinde depolanan radon gazı miktarının ölçülmesi de çok büyük bir önem taşımaktadır. Hemen Teklif İçin Tıklayın

 

 

Whatsapp
Cüneyt Bey
Cüneyt Bey
Merhaba Ben Cüneyt
Size nasıl yardımcı olabilirim?